PRP Nedir Nasıl Uygulanır?
PRP Nedir Nasıl Uygulanır?

PRP Nedir Nasıl Uygulanır?

PRP Nedir Nasıl Uygulanır?
PRP Nedir Nasıl Uygulanır?

PRP, Platelet Rich Plazma yöntemidir. Tam açılımı “Platelet – Trombosit Yönünden Zenginleştirilmiş Plazma”dır. Yöntem ilk olarak 15 yıl önce diş cerrahları tarafından geliştirilmiştir. Yaşlılara yerleştirilen titanyum implantların, diş etlerinin zayıflaması nedeniyle kısa sürede düşmesini önlemek için yapılan araştırmalar sonrası geliştirilmiştir ve ideal bir çözüm olarak uygulanmaya başlanmıştır. Bu madde diş etine yerleştirilmektedir ve yumuşak olan bölge güçlenmekte ve böylece implantı tutabilmektedir. Üstelik bu güçlendirici madde vücut tarafından kabul edilmektedir ve zaman içinde vücuttan atılmamaktadır. Uygulamada kanı santrifüje edildikten sonra pıhtılaştırılmaktadır ve sert bir jel haline dönüşmesi sağlanmaktadır. Bu işlem, medikal bir uygulamadır ve bu nedenle hekimler tarafından uygulanmaktadır.  Hekim gerekli muayeneyi yaptıktan sonra içinde özel olarak üretilmiş bir jel bulunan küçük tüplerin içine az bir miktarda kan almakta ve santrifüj işlemini uygulamaktadır. Bu işlemin sonunda da tüplerdeki kan, bileşenlerine ayrılmaktadır. Bu işlemde her mililitresinde yaklaşık 200 bin trombosit bulunan kanın kırmızı hücrelerden meydana gelen bölümü ayrılmaktadır. Bu şekilde mililitrede 1,5 milyona kadar trombosit yoğunluğu olan jel elde edilmektedir. Buna Platelet Rich Plazma adı verilmektedir.

PRP Mezoterapi Ya Da Maske Halinde Uygulanmaktadır

Trombositlerin görevi kanın pıhtılaşmasını engeller ancak aynı anda meydana gelen bir doku hasarının iyileşmesini sağlayan büyüme faktörlerini de salgılama özelliği de bulunmaktadır. Santrifüj işleminin uygulanması sonucu kandan elde edilen PRP, yani trombositi bol olan kısım ya mezoterapi yöntemiyle veya maske halinde boyun, yüz, saç, gisi arzu etilen bölgeye uygulanmaktadır. Böylece dokulardaki hasar ya da yaşlanmanın etkileri geriye çevrilmekte ve böylece doğal büyüme faktörleri arzu edilen bölgeye verilmiş olmaktadır. Uygulanan yöntemle elde edilen iki değişik kan ürünü vardır. Bunlardan biri Platelet Rich Plazma, diğeri de trombin serumdur. Bunlar, iki değişik tüple elde edilmektedir. Platelet Rich Plazma tüpünde kanın pıhtılaşmasını engelleyen bir madde bulunmaktadır. Diğer tüpte ise kanı pıhtılaştırarak trombositlerin dolgu maddesi gibi kullanılmasına imkan veren trombin bulunmaktadır. Bu iki madde bir arada kullanıldığında derideki yenileyici etkisi daha güçlü şekilde ortaya çıkmaktadır. Tam açıklamak gerekirse kişinin kendi kanından dolgu maddesi yapılıyor, yüzdeki temel kıvrımlara ve ince çizgilere uygulanmaktadır. Hyaluronik asit içeren dolgu maddeleri 6 ila 8 ay kadar dayanmaktadır. Dolgulu Platelet Rich Plazma, hem kişinin kendi kanından üretilir hem de doldurulan bölgedeki derinin yaşlanmasına karşı geri sayımı başlatan biyolojik süreci tetiklemektedir. Uygulama sadece dolgu görevini yerine getirmemekte, savunması güçsüzleşmiş, çevrenin ya da zamanın yıpratıcı etkilerine karşı savaşırken yenilmiş bölgeye büyük bir destek göndermiş olmaktadır.

Uygulama Kök Hücre Tedavisi Değildir

PRP uygulamasının kök hücre tedavisi olmadığı bilinmelidir. Ancak işlem dolaylı olarak kök hücreler üzerinde çalışmaktadır. Trombositlerin içinde var olan büyüme faktörleri, deri hücrelerine üretme mesajını iletir. Deri içinde bulunan fibroblastlar, elastin ve kolajen üretmek için anahtar niteliğinde olan yapılardır.  Dolayısıyla Regenkit Platelet Rich Plazma, bütün bu sürecin startını veren trombosit sayısını çoğaltır ve dolaylı olarak kök hücrelerle çalışır. Dolgu işleminin ardından deride meydana gelen fibrin ağları, ortamda bulunan kök hücreleri kendi yapısında toplamaktadır. Ayrıca son zamanlarda özellikle plastik cerrahlar, yağ enjeksiyonu operasyonlarında hastadan alınan kanla elde edilen Platelet Rich Plazma’yı hastadan elde edilen yağ içine karıştırmakta ve bu şekilde yağ enjeksiyonu uygulaması yapmaya başlamışlardır. Bu uygulama, verilen yağın tutma ihtimalini arttırmaktadır. Ayrıca yüz germe, karın germe, meme küçültme ve dikleştirme gibi ameliyatlarda operasyon alanına ve insizyon hattına Platelet Rich Plazma uygulaması, kanama, kötü yara iyileşmesi gibi sorunları en aza indirmektedir. Platelet Rich Plazma işlemi doğru uygulanırsa herhangi bir riski ve yan etkisi bulunmamaktadır. Bunun nedeni, her seans için tek kullanımlık enjeksiyon ve tüp içeren bir kit kullanılmaktadır, Bu nedenle son derece güvenlidir. Yan etkisinin olmamasının nedenlerinden biri de kişiden alınanın yine aynı kişiye verilmesidir.

Cilt Daha Canlı ve Parlak Olmaktadır

PRP uygulandığında cilt daha canlı ve parlak görünmektedir. Özellikle yüz bölgesinde güneşten ve yaşlılıktan dolayı meydana gelen lekeler yumuşar. Ayrıca göz altı bölgesindeki torbalanmalar ve mor renk görümünde de düzelme olmaktadır. Uygulama ince çizgileri yumuşatır. Gören kişiler estetik operasyon geçirildiğini sanabilirler ancak işlem estetik ameliyat değil, kişide olanı daha güçlü bir şekilde geri verilmesidir. Bu da cildin savunma mekanizmasıdır. İşlemin güzel bir tarafı da Platelet Rich Plazma’nın uygulama yapılan bölgenin çevresinde de görülmesidir. Yüze yaptırıldığında saçlar da canlanabilmektedir. İşlemin uygulanması, 15’er günlük aralarla 3 ya da 4 seans olarak yapılmaktadır. 8 ile 10 ay sonra da 3 ile 4 seanslık bir kür daha uygulanmaktadır. Dolgu ve mezoterapinin bir arada uygulandığı yöntemlerde de Platelet Rich Plazma, 21 ile 28 gün arayla 3 seans olarak uygulanmaktadır. Altı ay sonra hasta kontrol edilmektedir. Hasta menopoz döneminde bulunuyorsa veya alkol, sigara gibi kötü alışkanlıkları varsa hekim bir kür daha yapmaya ihtiyaç duyabilmektedir. Hasta kendine çok iyi bakıyorsa, sağlığına özen gösteriyor, cildini ultraviyole ışınlarından koruyorsa ikinci kür için bir, duruma göre iki yıl beklenebilmektedir. Bu işlem tüm cildin yapılanmasında, parlak ve sağlıklı görünüm elde edilmesinde, saç ekimi sonrasında ya da saç sorunlarında, yüz, boyun, dekolte, eller, kollar ve bacakların estetik tedavisinde, meydana gelmiş kırışıklıkların giderilmesinde ve elastikiyet kaybında, meydana gelmiş olan çatlak ve yara izlerinin tedavisine destek olmak amacıyla, hiperpigmentasyonda, kolajen azalmasında, dermal-epidermal bağlantı noktasının düzleşmesinde, A tipi epidermal hücrelerde, solar radyasyon etkilerinde, lazer veya kimyasal peeling uygulama sonrasında cildin yapılanmasına yardımcı olmasında, kol altı la da göğüs sarkmalarında toparlamaya yardımcı olmasında güvenle kullanılabilmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here